Diyarbakır'ın tarihi Sur ilçesinde yer alan Şeyh Mutahhar Camii, 1500 yılında Akkoyunlu Sultanı Kasım tarafından inşa ettirilmiş, bölgenin en simgesel yapılarından biridir. Caminin inşa edildiği arazide Şeyh Mutahhar’ın kabrinin bulunması nedeniyle halk arasında Şeyh Matar Camii olarak da anılan bu yapı, dikdörtgen planlı ve tek kubbeli mütevazı bir mimariye sahiptir. Ancak camiyi asıl benzersiz kılan unsur, gövdesinden bağımsız olarak yükselen ve Anadolu’da bir benzeri daha bulunmayan "Dört Ayaklı Minare"dir. Yekpare dört taş sütun üzerinde yükselen bu anıtsal minare, mühendislik harikası olmasının yanı sıra, her bir sütununun İslam’ın dört ana mezhebini temsil etmesiyle bölgedeki dini hoşgörünün ve köklü kültürel birikimin en somut göstergelerinden biri kabul edilir.
Yapının mimari detayları kadar üzerinde taşıdığı yazılı miras da büyük bir tarihi önem arz etmektedir. Minarenin gövdesini saran celis sülüs hatlı kitabelerde, yapının banisi ve inşa süreci hakkında detaylı bilgiler verilirken, aynı zamanda Kur’an-ı Kerim’in Ahzap Suresi’nden ayetlere yer verilerek manevi bir derinlik oluşturulmuştur. Şeyh Mutahhar Camii’nin hemen yanı başında yükselen Mar Petyun Keldani Kilisesi ve Surp Giragos Ermeni Kilisesi ile oluşturduğu manzara, Diyarbakır’ın çok dinli ve çok kültürlü yapısını gözler önüne serer. Bu üç farklı ibadethanenin birbirine komşu olan silüetleri, yüzyıllardır süregelen toplumsal barışın, kardeşçe yaşama kültürünün ve kadim Mezopotamya mirasının en güçlü sembolleri olarak bugün de ziyaretçilerini etkilemeye devam etmektedir.



