Diyarbakır’ın kalbi sayılan İçkale’nin kuzeydoğu köşesinde konumlanan Saint George Kilisesi, şehrin çok katmanlı tarihsel geçmişini üzerinde taşıyan en özel yapılardan biridir. Üzerinde herhangi bir inşa kitabesi bulunmasa da mimari üslubu ve kullanılan yapı malzemeleri, kökenlerinin MS 3. yüzyıla, yani Roma İmparatorluğu dönemine kadar uzandığını göstermektedir. İlk etapta bir Roma yapısı olarak inşa edilen binanın, Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte kiliseye dönüştürüldüğü kabul edilmektedir. Üç nefli ve bazilika planlı olan bu görkemli yapı, doğu cephesinde kentin kadim surlarıyla birleşerek Dicle Vadisi’nin eşsiz manzarasına hakim bir konumda yükselmektedir.
Yapı, tarihsel süreç içerisinde geçirdiği radikal işlev değişiklikleriyle de dikkat çeker; özellikle Artuklular döneminde batı kısmına eklenen kubbeli bölümle birlikte bir süre hamam olarak kullanılmıştır. İç mekânda nefleri birbirinden ayıran dörderli ayak dizileri ve orta nefi örten elips biçimli kubbe, dönemin teknik ustalığını yansıtırken kolonları bağlayan yüksek kemerler ferah bir atmosfer oluşturur. Artuklu döneminden kalma kare planlı hamam bölümünün üst örtüsü zamanla yok olmuş olsa da, yapı genel bütünlüğünü korumayı başarmıştır. Günümüzde titiz bir restorasyon sürecinin ardından Sanat Galerisi olarak işlev gören kilise, Diyarbakır’ın kültürel mirasını sanatla buluşturan yaşayan bir mekân olma özelliğini sürdürmektedir.


