Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde yer alan Hasuni Mağaraları, Mezopotamya’nın en eski ve en geniş kapsamlı yerleşim alanlarından biri olarak dikkat çeker. M.Ö. 1. binyıldan itibaren Orta Çağ'a kadar kesintisiz yaşamın sürdüğü bu kompleks, 300’den fazla odasıyla adeta bir kaya şehri görünümündedir. Silvan Ovası’na hakim bir noktada, stratejik bir vadide konumlanan mağaralar; antik dönem insanlarının barınma, savunma ve depolama ihtiyaçlarını karşılamak üzere kayaların ustalıkla oyulmasıyla oluşturulmuştur.
Hasuni Vadisi'ndeki bu antik yapı topluluğu, sadece konutlardan değil; su sarnıçları, hamamlar ve kaya merdivenleri gibi gelişmiş sosyal donatılardan oluşur. Mağara şehri içinde yer alan ve 12. yüzyıla tarihlenen kesme taş kilise, bölgenin Hristiyanlık dönemindeki önemini de belgeler niteliktedir. Hem pagan dönemine ait izler hem de Orta Çağ mimarisinin yansımalarını bir arada sunan bu arkeolojik alan, Anadolu’nun çok katmanlı kültürel mirasını yansıtan en görkemli açık hava müzelerinden biri kabul edilir.









